GERİ DÖNÜŞÜM NİÇİN ÖNEMLİDİR?
1.Doğal Kaynaklarımız Korunur;
Doğal kaynaklarımız dünya nüfusunun artması ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi nedeni ile her geçen gün azalmaktadır. Bu nedenle malzeme tüketimini azaltmak, değerlendirilebilir nitelikli atıkları geri dönüştürmek sureti ile doğal kaynaklarımızı verimli kullanmak zorundayız. Bu nedenle geri dönüşüm doğal kaynaklarımızın korunması ve verimli kullanılması için son derece önemli bir işlemdir. Örneğin; kağıdın geri dönüşümü ile ormanlarda ağaçların daha az kesilmesini sağlamış oluruz. Benzer şekilde plastik atıklarının geri dönüşümü ile petrolden tasarruf sağlanabilir.
2.Enerji Tasarrufu Sağlanır;
Geri dönüşüm malzeme üretiminde endüstriyel işlem sayısını azaltmak suretiyle enerji tasarrufu sağlar. Örneğin; metal içecek kutularının geri dönüşümü işleminde bu metaller direkt olarak eritilerek yeni ürün haline dönüştürüldüğünde bu metallerin üretimi için kullanılan maden cevheri ve bu cevherin saflaştırılma işlemlerine gerek olmadan üretim gerçekleştirilebilmektedir. Bu şekilde bir alüminyum kutunun geri dönüşümünden % 96 oranında enerji tasarrufu sağlanabilir. Benzer şekilde katı atıklarda ayrılan kağıdın yeniden işleme sokulması için gerekli olan enerji normal işlemler için gerekli olanın % 50�i kadardır. Aynı şekilde cam ve plastik atıkların da geri dönüşümünden önemli oranda enerji tasarrufu sağlanabilir.
3.Atık Miktarı Azalır;
Geri dönüşümün uygulanması ile çöplere giden atık miktarında azalma sağlanarak bu atıkların taşınması ve depolanması işlemleri için daha az miktarda alan ve daha az enerji kullanılmış olur. Evsel atıklar için bu azalma ağırlık olarak fazla olmamakla birlikte hacimsel olarak bakıldığında oldukça önemli bir oran teşkil etmektedir.
4.Geri Dönüşüm Geleceğe ve Ekonomiye Yatırım Demektir;
Geri dönüşüm uzun vadede verimli bir ekonomik yatırımdır. Hammaddenin azalması ve doğal kaynakların hızla tükenmesi sonucunda ekonomik problemler ortaya çıkabilecek ve işte bu noktada geri dönüşüm ekonomi üzerinde olumlu yapacaktır. Yeni iş imkanları sağlayacak ve gelecek kuşaklara doğal kaynaklardan yararlanma olanağı sağlayacaktır.
HANGİ MADDELER GERİ DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR?
Çöpün içindeki geri dönüştürülebilir malzemelerin önemli bir miktarını yiyecek ve içecek ambalajlarında kullanılan metal plastik ve cam atıklar ile kağıt ve karton oluşturmaktadır. Bunun yanında kemik, tekstil parçalarıda özel ayırma tesislerinde geri dönüştürülebilmektedir.
Geri Dönüşüm Sisteminin 5 Temel Basamağı:
1.Kaynakta Ayırma; Değerlendirilebilir nitelikli atıkları çöple karışmadan oluştukları kaynakta ayırarak biriktirme.
2.Değerlendirilebilir Atıkları Ayrı Toplama; Bu işlem değerlendirilebilir atıkların çöple karışmadan temiz bir şekilde ayrı toplanmasını sağlar.
3.Sınıflama; Bu işlem kaynağında ayrı toplanan malzemelerin cam, metal plastik ve kağıt bazında sınıflara ayrılmasını sağlar.
4.Değerlendirme; Temiz ayrılmış kullanılmış malzemelerin ekonomiğe geri dönüşüm işlemidir. Bu işlemde malzeme kimyasal ve fiziksel olarak değişime uğrayarak yeni bir malzeme olarak ekonomiye geri döner.
5.Yeni Ürünü Ekonomiye Kazandırma; Geri dönüştürülen ürünün yeniden kullanıma sunulmasıdı
Dünyamız hızla kötüye gidiyor.Şiddet olaylarında patlama var.Daha fazla geç kalınmadan birşeyler yapılmalı.
İlk önce herkesin anlaşabilmesi için tüm dünyada bütün insanlar tarafından kullanılacak yeni bir dil oluşturulmalı.Dil Bilimciler toplanmalı,hiç bir topluluğu kayırmadan,kolay anlaşılır yeni bir dil meydana getirmeliler.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 ..............
Yukardaki rakamlar dünyanın her yerinde aynı anlaşılır,bilinir.Bunun gibi dilde ortak olmalı,yazılışı ve okunuşu herkesce bilinmeli.Bu işe hemen başlanırsa en fazla 100 sene sonra dünyada tek bir dil konuşuluyor olur.Bütün okullarda yabancı dil dersleri kaldırılıp,sadece bu yeni dil okutulursa 20-30 sene sonra herkes bu yeni dili ve kendi ana dilini biliyor olur.Zamanla diğer diller ortadan kalkar ve tek bir dil kalır.Ne demişler ''İnsanlar konuşa konuşa,hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır''
Dünyada konuşulan 6 bin dilden 2500'ü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu UNESCO, Paris'te açıklanan, tehlike altındaki dillere ilişkin son atlasında, 200 dilin son 3 kuşakta (60-70 yıl) kaybolduğunu, 538'sinin kritik durumda, 502'sinin ciddi biçimde tehlike altında, 623'ünün tehlike altında ve 607'sinin hassas durumda olduğunu vurguladı.
Atlasın son sayısını hazırlayan 25 araştırmacının başındaki Avustralyalı dilbilimci Christopher Moseley, dil çeşitliliği ne kadar çoksa yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan dillerin de o kadar fazla olduğunu ifade etti.
1996'da yapılan ilk atlasta 600, 2001'deki ikinci atlasta ise 900 dilin tehlike altında olduğunun belirtildiğini hatırlatan UNESCO Genel Müdür Yardımcısı Françoise Riviere da sayının artmasının durumun vahimleştiği anlamına geldiğine dikkati çekti.
Atlasa göre yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan dil sayısının en fazla olduğu yerlerin başında Hindistan geliyor. 196 dilin tehlike altında olduğu Hindistan'ı 192 dille ABD, 147 dille Endonezya, 144 dille Çin ve Meksika, 136 dille Rusya izliyor. Atlasta sadece çok küçük insan gruplarının konuştuğu dillere de yer veriliyor.
Dillerinin yok olma tehdidinin, bir grubun dünya görüşünün yok edilmesi niyetiyle "askeri", bir grubun baskın dilin egemenliği altına girme isteğiyle "psikolojik" etkenlerden kaynaklandığı belirtiliyor.
Dilleri bu tehditlerden korumanın en iyi yolunun ise eğitim politikaları uygulanmasının yanı sıra bu dilleri konuşmak olduğu vurgulanıyor.